26 Ocak 2016 Salı

Vitamin Türleri Nelerdir?

Vitamin Türleri Nelerdir?
Vitaminlerin ayrılmaları kolayca gerçekleştirilmektedir. Keşfediliş sıralarına göre, içlerinde ilk ikisinin eriyebilme özelliği vitaminlerin sınıflandırılmasına yardımcı oldu. O zamandan beri vitaminler, elementleri birbirinden yağda ya da suda eriyebilme nitelikleriyle ayırt edilen iki grup oluştururlar.

Yağda eriyen (liposolübl) A etmeni birinci, suda eriyen (hidrosolübl) B etmeni ise ikinci grup vitamini oluşturdu. Başka bir deyişle, daha bulundukları tarihte vitaminler iki gruba ayrılabildi:
yağda eriyen (liposolübl) vitaminler;
suda eriyen (hidrosolübl) vitaminler

Vitamin türleri nelerdir? Suda ve yağda eriyen vitaminler nelerdir? Vitaminlerin kimyasal yapıları nasıldır? Vitaminlerin yapısal özgüllükleri


Buluşlar arttıkça, her iki vitamin gruplarının kollara ayrılması veya yeni bir dalın ortaya çıkmasıyla genişlemiştir. Bilimsel gerçek, sürüp giden bir keşiftir. Denebilir ki matematik bilimlerin statik ve kesin özelliği yoktur, biçim ve görünüşlerini hiç durmadan değiştiren deneylerin sonucudur. Bugün, bazı vitaminlerin görev ve yapıları kesinlikle biliniyorsa bile, bilginlerin dehasının yavaş yavaş çözmeye çalıştığı bir sürü bilinmeyen yönü olan yeni vitaminler ortaya çıkmaktadır. Demek ki, vitamin sayımı tam olarak yapılamaz. Çünkü  kimse listenin değişmemek üzere tamamlandığını ileri süremez. Bu incelemenin önemi, soyut bir bilginin peşinde koşması değildir; tam tersine pratik ve basit bir amacı ele aldık. Son yıllarda yapılan çok yararlı araştırmalar şimdilik en çok bilinen vitaminlerin listesini yapmaya ve kimyasal isimlerini yazmaya izin vermiştir.

Suda eriyen (hidrosolübl) vitaminler nelerdir?
Suda eriyen vitaminler C vitamini (Askorbit asit), C2 Vitamini veya kanama önleyici (antihemorrajik) P vitamini (rütosid), sinir iltihabını önleyen B1 vitamini (tiamin), B2 vitamini (riboflavin ya da laktoflavin), antipellagrik yani pellagra önleyici P vitamini (nikotinamid), B4 vitamini (adenin), B5 vitamini (pantotenik asit), H vitamini (biyotin), H1 vitamini (para-aminobenzoik asit), B6 vitamini (piridoksol, B7 vitamini (mezo-inositol ve kolin inisitol), B9 vitamini (folik asit ya da mono glumatik - pteroil asit), birleşik B9 vitamini (hepta glumatik asit), B12 vitamini (siyanokobalamin) vitaminleri suda eriyen vitaminlerdir.

Yağda eriyen (liposolübl) vitaminler nelerdir?
Antikseroftalmik (göz kuruluğuna karşı) A vitamini, A1 vitamini (akseroftol veya retinol), A2 vitamini (dehidro-3-retinol), raşitizmi önleyici (antiraşitik) D vitamini, D2 vitamini (ergokalsiferol), D3 vitamini (kolekalsiferol), antisterilitik (kısırlığı önleyici) E vitamini (tokoferol), F vitamini (doymamış yağlı asitler), kanamaya karşı (antihemorrajik K vitamini, K1 vitamini (filokinon), doğal K2 vitamini (farnokinon), yapay K2 vitamini (menadiyon), K3 vitamini (phtiokol)

Vitaminlerin kimyasal yapıları nasıldır?
Beslenme rejiminin tekdüze veya yetersiz olmasının yol açtığı hastalıkların tarihçesi, vatamin denilen sağlık için gerekli maddelerin varlığını aydınlığa kavuşturmuştur. Ama araştırmacılar, bunları ancak sezinlemiş, elle tutulur hale getirmeyi başaramamışlardı. Vitaminler uzun süre kökenleri bilinmeyen, ne olduğu anlaşılmayan yabancılar olarak kaldılar. Bugün bilginlerin dikkatini çekiyorlarsa, bunun nedeni yapılarının bilinmemesi değildir. Sınıflandırılmış ve tanımlanmış bilimsel ilkeler arasına girmiş ve tam olarak yerlerini bulmuşlardır. Demek ki, vitaminleri bilginlerin kişisel düşünceleri ya da soyutlamaları, hayalleri saymamak gerekir.
Vitaminler, su, mutfak tuzu, soda, potas, eter, koloroform, şeker, nişasta ve benzeri saf halde bulunan kimyasal cisimlerdir. Paris 'te Keşifler Sarayı 'nın vitaminler odasında, bu vitaminlerin her biri, eczacının kavanozlardaki toz ilaçlar gibi ufak şişeler içinde, genellikle beyaz -laktoflavin içi sarımsı- renkli tozlar veya ince kristaller halinde sıralanmış görülebilir.
Pratisyenlerin genel ve belirsiz ilk incelemelerinin yerini ve bu maddelerin varlığını ispatlamayı başarmış olan fizyoloji uzmanlarının daha belirli araştırmalarının yerini, kimyagerlerin çalışmaları almış, bunlar vitaminlerin yapılarını tanımlayarak gerçek olmadıkları üstüne tartışmalara, son vermişlerdir.

Bir besinden saf halde elde edilen bu cisimler karbon, hidrojen, oksijen vb. bileşimden oluşmuş bütün organik kimyasal cisimler gibidirler. Vitaminlerin laboratuvarlarda seçilen doğal kimyasal maddenin eritici, çökeltici vb. etkenlerle işlenmesiyle elde edilmesi başarılmıştır. Günler boyunca ırmak kıyısında, altını ayırmak için altınlık kumu eleyen altın arayıcısı gibi kimyager de, vitamini çıkarmak için hayvansal ve bitkisel maddeleri peş peşe ayırımlar ile işlerdi. Ne var ki, altın arayıcısının tonlarca kumu karıştırması gibi, onun da bu çok küçük kristallerin birkaçını ayırması için, bu maddelerden önemli miktarlar işlemesi gerekiyordu.
Hücrelerimiz, genellikle laboratuvar buluşlarıyla rekabet eder, hatta bazen herhangi bir tepkiyi yeniden gerçekleştirebilmeyi başaramayan bilginleri geride bırakırlar; oysa vitaminler konusunda, onlara sunulan cisimler birbirlerine yakın olduğu halde, her cisime özgü molekül çok belirli özelliklere sahip değilse güçsüz kalırlar. Vitaminlerin yapısal özgüllüğü bu cisimlerin birbirinden ötekine büyük ölçüde değişir, vitaminin molekül yapısındaki çok küçük değişiklikler vitaminin etkinliğini etkilediğinden bu fark büsbütün büyüktür.

Vitaminlerin yapısal özgüllük sıralaması nasıl olur?
Vitaminlerin yapısal özgüllükleri A, C ve D vitamini çok yüksek, B1, B2, B5 , B6 ve P.P vitamini yüksek, K ve H vitamini zayıf, E vitamini ise çok zayıf şeklinde sıralanabilir.

Bu makale vitamin türleri nelerdir, görevleri, özellikleri, faydaları, zararları, nedir aramalarına cevap verir.

Vitamin Türleri Nelerdir? hakkında daha fazla bilgi için Google 'da Arama yapabilirsiniz.

10 yorum

avatar

İnsan bu tarz konulara girdiğinde dünyanın kusursuz bir denge ile yaratıldığını görmek hiçte zor değil her meyve her sebzenin gereken tüm özellikleri taşıyan vitamin ve minarelleri olması çok ince bir ayar her şey bizler için her ürünü zamanında hasat mevsiminde tüketmek zaten hiç bir sorunla karşılaşmamak demektir.

avatar

İnsanlar vitaminler konusunda "eksikliğini ciddi ölçüde yaşayıp" doktora gidip tahliller sonucunda bu ortaya çıkmadan ilgi duymuyorlar. İlla ki birşeyin değerini anlamak için önce onu kaybetmemiz gerekiyor. Son derece bilgilendirici ve açıklayıcı olmuş.

avatar

Herşeyi belli bir amaç için yaratmış yüce ALLAH. Bir tanesi olmaz ise bütün düzen bozulur. Açıkcası sizin sitenizi biraz garip buluyorum ama bu tür konularda makale yayınladığınız içinde teşekkür ederim.

avatar

Vitaminler yaşamın kalitesini artırarak sağlıklı bir vücut ortaya çıkartıyor. Bu konuyu daha önceden düşünürdüm hastalanmadan yaşamak mümkün mü diye ki bu mümkün aslında ama kimse hayatı boyunca gerekli zamanlarda gerekli vitamin ihtiyacını doğru şekilde karşılamıyor zaten vitaminleri ve beslenmeyi önemseyen insanlar neredeyse hiç sağlık problemi yaşamıyorlar...

avatar

Vitaminlerin insan haytında gerçek bir yeri var her zaman yediklerimizin bu yönde şekillenmesi gerekiyor ama ben de dahil olmak üzere pek dikkat etmiyoruz..

avatar

Herşeyi belli bir amaç için yaratılmış. Bu durum zaten açıkca belli. Dünyada bulunanlardan bir tanesi olmasa, bütün düzen bozulacak gibi.

avatar

Vitaminler hakkında çok detaylı bilgiler verıyorsunuz merakla takıp edıyorum

avatar

Vitaminler hakkında bilinmesi gereken herşeye değinmişsiniz, sayenizde bilmediğim birçok şeyi öğrendim teşekkürler.

avatar

biçok kişi gibi bende bir süre önceye kadar vitaminlerin yarar ve zararlarının ne olduğu nasıl tüketileceği konusunda bilgisizdim.düzenli kilo alma ve spora yazılınca dikkat etmeniz gereken şeylerin başında geliyor.

avatar

vitaminler özellikle hastalık dönemlerimizde aklımıza geliyor ancak asında her zaman vitamin takviyesi yapılmalı diye dusunuyorum tabiki de hap ilaç vb yollarla değil de organık beslenme ile vücuda yararlı vitaminlerin alınımı gerçekleştirilebilir diye düşünüyorum.

Back To Top