28 Ocak 2016 Perşembe

Ken Bruen - Baudelaire Paranoyası

Yeni bir kitap tanıtımıyla sizlerle beraber olmaktan çok heyecan duyuyorum gibi klişe deposu bir cümle ile yazımıza başlayalım. Bugün kitap tanıtımları ile ilgili yazdığımız yazılarımıza bir yenisini daha ekleyelim dedik. Bugün tanıtımını yapacağımız kitap Ken Bruen 'in Baudelaire Paranoyası isimli kitabı olacak. Hemen bir dipnot ekleyerek bugüne kadar Baudelaire okumamış iseniz daha önce hiç Neşet Ertaş 'ı dinlemediğinizi tescillemiş olduğunuz için sizi kutlayalım.

Hızlıca kitaba geçer isek toplamda 140 küsür sayfadan oluşmuş olan bu kitap Sel yayıncılık tarafından basıldı. Türkçesi ise Avi Pardo 'ya ait. Kitabın özgün adı ise Dispatching Baudelaire, kitabın genel yayın yönetmeni İrfan Sancı, editörü M.Onur Doğan, kapağın tasarımı Savaş Çekiç, teknik hazırlık Gülay Tunç 'a ait. Kitap roman tarzına sahip ve sizi tatmin etmeye yetebilecek düzeyi olduğuna inandığım bir kitaptır. Üzerine konuşmayı çok isterdim ancak yaklaşık 2 yıl önce okudum ve kitaba dair pek bir şey hatırlamıyorum. Hemen kitap içerisinden 2 sayfayı buraya ekleyerek sizlerin kitap hakkında bir fikir edinmesini, kütüphanede veya kitapçıda kitabı birkaç dakikalığına karıştırıyormuş hissi vermeyi ve kitabı tanımanızı umuyorum.

Ken Bruen - Baudelaire Paranoyası
Kitabın yazarı: Ken Bruen

Syf: 73,74

Ben partiden sonra olanları anlatırken Brad nei can kulağıyla dinledi. Sonra bana deliliğini hatırlattı ve, ''Atlatacaksın bunu, benim gibi... Tamamen ardında bırakamayacaksın, ama ilerleyeceksin'' dedi. Tepem attı.
''Ne, Küçük Ev dizisinin senaryosundan bir bölüm mü okuyorsun bana? Bu mudur? Ne demek istiyorsun atlatacaksın derken? Sana az önce bu işi yapacağımı söyledim.''
''Aklını başına topla, Michael... ne yapacaksın? Evet, tabii... Harry 'yi öldüreceksin. Sen ve diğer Macbeth figüranları. Ağartılmış bir kot pantolon yeni bir kişilik edinmeye yetmez. 'Lenin 'i bir daha oku, sonra muhasebeciliğe dön, yoksa sıradanlığa mı demeliydim? Her neyse.''
Vurmak istedim ona. Odada bir ileri bir geri gidip geliyordu bu vaazı verirken. Hayır, düzeltmeme izin verin, bir ileri bir geri topallıyordu.
''Küçümseyici puşt seni. Topluma uymayan işinin -cinselliğinin- seni bir tür kanun kaçağı yaptığını mı sanıyorsun? Vaaz verme bana, Harry 'nin seni kaftanını çıkartmaya ikna etmesi iki dakika bile sürmedi. Sürtüğün erkek versiyonusun sen.''
Yüksek bir kahkaha attı. Başını geriye atarak, Burt Lancaster tarzı.
''Ah, Michael, acınacak haldesin.''
Ayağa kalktım ve, ''Koş... kaç. En iyi yaptığım şeydir.'' dedi bana.
Döndüm ve sağ bileğimi sol elimle kavrayarak yukarı doğru sıçradım. Dirseğimi yüzüne gömdüm, burnunun çatırtadığını duydum. Ona yumruğumla vuracak kadar aptal değildim. Filmlerde çok etkileyici görünse de el kemiklerini kırma ihtimalinin yüksek olduğunu biliyordum.
Bu benim İtalya Dünya kupası ekibinden öğrendiğim bir numara. Yeniden gösterimler sayesinde iyice inleyecek zamanım olmuştu. Yukarı doğru hareketlenme sadece güç sağlamıyor, bir tür zarafet de katıyordu.
İnleyerek geriye yığıldı ve üzerine çullandım. Göğsünün üzerine çöküp, ''Şimdi muhasebeciye benziyor muyum?'' diye sordum.
Sonra ceketinin yakasından tuttuğum gibi onu kapıya sürükledim. Kapıyı açıp onu dışarı sürükledikten sonra ''Harry 'ye Rusların gelmekte olduğunu söyle,'' dedim.
Kapıyı çarptıktan sonra Brad 'i kendi dairesinden dışarı attığımı fark ettim. İlk seferinde bütün ayrıntıları doğru yakalayamayabilirsiniz. Tekrar dışarı çıktığımda Brad 'den eser yoktu. Dersi falan vardır belki.

Ken Bruen - Baudelaire Paranoyası hakkında daha fazla bilgi için Google 'da Arama yapabilirsiniz.

1 yorum:

avatar

Kitap incelemesi yapan bildiğim bir kaç tane blog var ama hemen hepsinde popülerliği hat safhaya ulaşmış kitapların analiz ve değerlendirmeleri var. Sizin gibi %100 sanat içerikli ve özel kitapları okuyup bunu inceleyen aktaran bulamadım. Ken Bruen 'de çok özel bir isim bu konuda ve en değerli eserlerindne birisini incelemişsiniz, gözünüze elinize sağlık.

Back To Top