17 Aralık 2015 Perşembe

Bilokasyon

Bilikasyon terimi bir bireyin aynı anda birden fazla yerde (çoğunlukla iki yer) bulunması (görünmesi) durumu anlatmak için genellikle parapsikoloji alanında kullanılmaktadır. Latince kökenli olan bilokasyon, bir kişinin hem astral dublesinin hem de fizik bedeninin görünmesinin bir sonucu olabilir. Spiritüalizm içinde sıkça kullanılan terim, parapsikoloji alanında bir tek başlık altında incelemesinin aksine spiritüalist çevrelerce üç ana başlığa bölünmüş vaziyette incelenir. Bilokasyon ile ilgili kayıtlara geçen, kaynağı belli olan 5 adet örneği bilokasyonu anlamanız için yazalım. Bu kaynakları incelerseniz (yabancı dil) bilokasyon hakkında daha fazla örneğe ulaşabilirsiniz.

Başarıyla belgelenmiş bir örnek, 21 Eylül 1974 'te gerçekleşmiştir. Arezzo 'daki hapishanede yatmakta olan ünlü Neplas iş adamı Alphonse de Liguori, 17 Eylül günü yemek yemeyi bıraktı. Sonraki beş gün boyunca hücresinde hareketsizce yatan Liguori, beşinci gün kalktığında gardiyanlara önceki gün ölüm döşeğindeki Papa Clement XIV 'in başında olduğunu söylemişti. Ve daha sonra onun gerçekten yatağın kenarında olduğu doğrulanmıştı, bu aralarında dört günlük bir yol olmasına karşın onun aynı anda iki kentte de olduğunu kanıtlıyordu. (Harvey Day, Occult Illustrated Dictionary - London: Kaye and Ward Limited, 1975-, 21)

En garip bilokasyon örneklerinden biri William MacDonald ile ilgili olan olaydır. MacDonald 8 Temmuz 1896 'da New York City 'de İkinci Cadde 'deki bir evi soymaya kalkışmakla suçlandığı bir mahkemede hazır bulunuyordu. Birkaç kişi onu bir odada orayı burayı kurcalarken ve değerli eşyalarla birlikte ayrılmaya çalışırken görmüştü. Tanıklar onu yakalamaya çalıştıklarında, o kaçmayı başarmıştı, ama tanıkların tümü onu görmüştü ve kolayca teşhis edebiliyorlardı. Bu davada Profesör Wein savunmanın tanığı olarak orada bulunuyordu ve soygun teşebbüsü sırasında William MacDonal 'ın olay yerinden beş milden daha uzak bir mesafedeki bir vodvil tiyatrosunun sahnesinde olduğunu söylemişti, üstelik birkaç yüz kişi de onu orada görmüştü. William MacDonald, Profesör Wein 'in o gece sunduğu bir ipnotizma gösterisinde gönüllü bir izleyici olmuştu. Profesör Wein mahkemeye MacDonald 'ın fizik bedeninin hiçbir zaman sahneden ayrılmadığını, İkinci Cadde 'deki evin sakinlerinin gördüklerinin ancak MacDonald 'ın fiziksel olmayan bir imgesi olabileceğini söylemişti. Savcılığın yoğun sorgulamasına karşın jüri William MacDonald 'ı suçsuz bulmuştu. (Brad Steiger, ESP: Your Sixth Sense -Newyork:Award Books, 1966- 103-106)

Bilokasyon nedir, teknikleri, düşüncesel bilokasyon nasıl yapılır


Aynı derecede garip bir olaya 1840 'larda Livonia 'da rastlanmıştır. Etkileyici niteliklere sahip mükemmel bir öğretmen olan Bayan Emilie Sagee, tüm bu özelliklerine karşın, en az on dokuz okulda görevinden alınmıştı. Bunun nedeni, Bayan Sagee 'nin dublesinin sürekli olarak öğrencilere görünerek onları korkutmasıydı. Genellikle, Bayan Sagee 'nin hareketlerini taklit eden bu duble sıklıkla onun yanında kalıyordu fakat bazen kendi başına dolaşabiliyordu. Bir gün kara tahtanın yanında dururken, başka bir gün bir köşede sessizce oturabiliyordu. Bazen de okul topraklarında kendi başına öylesine dolanıp duruyordu. Duble belirginleşip daha görünür hale geldikçe Bayan Sagee 'nin tavırları da değişiyor ve sağlık olarak da daha zayıf bir hale geliyordu.(Nandor Fodor, Encylopedia of Psychic Science -New York: Universşty Books, Inc. 1966- 103 ve J.H Brennan, The Astral Projection Workbook)

Katolik kilisesi tarafından da kaydedilmiş birçok bilokasyon örneği mevcuttur. En ünlü örneklerden biri 1226 yılında Limoges 'daki bir kilisede vaaz veren Padua 'lı St. Anthony ile ilgili olanıdır. St. Anthony, birden kasabanın diğer ucundaki manastırda bir ayini idare etmesinin beklendiğini hatırlamış, başlığını başına geçirmiş ve cemaati beklerken birkaç dakikalığına diz çöküp kalmış. Tam da o anda kasabanın diğer ucunda keşişler St.Anthont 'nin şapeldeki bölmesinden çıktığını ve bir vaaz verdikten sonra aniden kaybolduğunu görmüşlerdir. (Nandor Fodor, a.g.e 100)

Bazı kişilerin astral seyahat yapmakta olan kişileri görme yeteneği, bu beceriyi başkalarını gözetlemek ya da onlara kulak misafiri olmak amacıyla kullanmamak için iyi bir nedendir, çünkü tepki vermedikleri sürece onların sizi görüp görmediğini bilmenizin bit yolu yoktur.
Orijinal olarak Proceedings of the Society of Psychical Research 'de kayıtlı olan ''Wilmot vakası'' astral seyahat yapmakta olan bir kişinin bazen seyahati yapan kişiyle hiçbir şekilde ilgisi olmayan başka bir kişi tarafından görülebileceğini göstermektedir.
1863 yılı Ekim ayında Bay Wilmot, Liverpool 'a yaptığı kısa bir iş yolculuğundan Connecticut, Bridgeport 'ta bulunan evine dönüyordu. 3 ekim tarihinde 9 gün süren şiddetli bir fırtına başladı.Sekizinci günün sonunda Bay Wilmot kamarasında uyuyordu, rüyasında eşinin, üzerinde gecelikle kamarasının kapısına geldiğini görmüştü. Eşi kapıdayken başka bir adamın da aynı kamarayı paylaştığını fark etmişti. Bay Wilmot 'a gelmeden önce bir anlığına duraksamış sonra eşine sarılıp öpmüş ve ardından da hızla oradan ayrılmıştı. Bay Wilmot uyandığında kamara arkadaşı Richard Tait 'i gözlerini dikmiş kendisine bakarken bulmuştu.
Siz iyi bir arkadaşsınız demişti Richard. Bir hanımefendinin gelip sizi bu şekilde ziyaret edebileceği iyi bir arkadaşsınız demişti.
Bay Wilmot bir açıklama yapmasını istemiş ve adamın kendisinin hatırladığı kadarıyla rüyasındaki her şeyi gördüğünü anlatmıştı. Richard, üzerinde gecelik olan bir kadın özel kamarasın kapısında belirdiğinde irkilmişti. Onun, yine aynı gemide olan Wilmot 'un kızkardeşi Eliza olduğunu ve acil bir durum olduğu için erkek kardelinin kamarasına geldiğini düşünmüştü. Ancak, kadın kamaraya girdikten sonra onun daha önce hiç görmediği bir kadın olduğunu anlayabilmişti. Kadın kendisine bakan Richard 'ı görünce bir an duraksamış ama sonra onun varlığına aldırmamayı tercih ederek Wilmot 'a doğru yürümüş ve onu öpmeye başlamıştı. 1863 yılında böyle bir davranış ayıp ve akıl almaz kabul edilirdi. Richard, bu pervasız yabancı kadına hayretler içinde bakakalmıştı.
Richard Tait, Wilmot 'un inanılmaz açıklamasından tatmin olmamış ve ertesi sabah, gece erkek kardeşini ziyaret edip etmediğini öğrenmek içib Eliza Wilmot 'u aramıştı. Eliza, onun uygunsuz olarak nitelediği bu düşüncesi karşısında şok olmuştu. Richard çzür dilemiş ve oldukça şaşkın olduğunu itiraf etmişti.
Gemi Bridgeport 'a ulaştığında, Bayan Wilmot eşine ''bir hafta önce salı günü seni ziyaret ettim fark ettin mi?'' diye sormuştu.
Fırtınanın hafiflemeye başladığı o gece, Bayan Wilmot yatağında uzanmış, eşi için kaygılanıyordu, çünkü gemi kazalarıyla ilgili birçok şey konuşuluyordu. Sabaha karşı yaklaşık saat dörtte, kocasını ziyaret etmeye karar vermişti. fırtınalı deniz üzerinden gemiye bilokasyon yapmıştı.
''Söyle bana'' demişti kocasına, ''benim gördüğüme benzer, üst ranzanın alttakinden daha ileriye uzandığı için başka bir kamaraları olmuş muydu hiç? Üst ranzada gözlerini dikmiş bakan bir adam vardı, ben de bir an içeri girmekten korktum, ama kısa bir süre sonra senin ranzanın yanına geldim, üzerine doğru eğildim, seni öptüm, sıkıca sarıldım, sonra da oradan uzaklaştım.''
Bayan Wilmot 'un kamara tarifi kusursuzdu, çünkü kamara geminin arka bölümündeydi ve ranzalar tam olarak birbiri üstüne değildi. (Census of Hallucinations, Proceedings of the Society for Psychical Research, Cilt 12 -London:Society for Psychical Research, 1984- )

Sizin de bilokasyon deneyimleriniz var ise yorum kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Not: bu yazı bilokasyon nedir, düşüncesel bilokasyon nasıl yapılır ve teknikleri nelerdir sorularına cevap amaçlı giriş yazısıdır. Detaylı bir şekilde bilokasyın tekrardan ele alınacaktır.

Bilokasyon hakkında daha fazla bilgi için Google 'da Arama yapabilirsiniz.

3 yorum

avatar

psikoloji hakkında araştırmalar yapmayı o kadar seviyorum ki siteniz de bu kategoriyi görünce sık kullanılanlara eklenmiş bir şekildesiniz elinize emeğinize sağlık.

avatar

Bilokasyon deyimini ilk defa burada duyma fırsatım oldu, Astral seyahat ve benzeri konular ile daha önceden ilgim ve araştırmalarım olmuştu ama elde ettiğim bilgilere göre astral seyahat ve türevi durumlar beyinin bir çeşit algı aldatmacısıymış. Yani aslında ruhani bir şey değil tamamen psikolojik ve nörolojik sebeblere dayanan deneyimlermiş diye biliyorum.

avatar

Adil dediğin gibi olduğuna inanıyorum zira, ruhani şeyler olmuş olsa o kadar kudretli olan birisi bu konuyu zaten dallandırıp budaklandırmaz :)

Back To Top